Büyüdün mü yoksa çocuk?

Bir masal fısılda kulağıma, küçükken dinlediklerimden. Yavaşça derin bir uykuya dalayım sen anlattıkça. Farklı diyarlara götür beni, sadece ikimiz olalım. Hiç bitmemesini temenni edeyim. Gözlerimin içine bakarak çekip git, bir kelime bile dökülmeden dudaklarından. Hayallerim tek kişilik olmuş ise kaybedecek pek bir hissim kalmamış demektir. Gözünü açınca hayatı sorgula, istediğin sonuçları alamasan bile. Anı yaşa. Yarına umutla bak. Şansın yaver giderse yaşarsın. Varmadan önce, varacağın noktanın düzlük mü yoksa yokuş mu olduğunu sorgula. Cebinden not defterini çıkar ve tek bir satıra, 'hayat gerçekten çok güzel' yaz. Sayfayı buruşturup cebinin derinliklerine koy. Masal bittikten sonra 'ama ben bu masalı biliyordum' diyeyim. Ben küçük bir çocuğum, elimden tutup yönlendir beni sonu uçurum olsa bile...

Yıldızlara bak ve sonsuzluğu düşün. Düşlemek dışında elinde başka bir eylemin kalmadığını anımsa ve hayallerine dal uyanacağını bile bile. Ay ışığında uyu. Sarhoş ol ve sabah kendini başka bir yerde bul hemde hiç istemediğin ama seni sürekli isteyen bir yerde. Kendini insan selinin içine bırak, kalabalıklarda sen de kayıplara karış. Unut hayallerini, bir daha hatırlamamak üzere. Gözlerini aç ve yüzüne sahte gülümsemeni takarak hayatına devam et. Ya çocuk kalmak istersin ya da büyüyüp çocuk olmak...



1 comment: